Beş anketin sonucu: Siyasetçilere güven azalırken Türk ve Yunan halkları diyalogdan yana; iki ülkede de en güvenilen kurum ordu

ATİNA- Türkiye ile Yunanistan arası ilişkiler, 1923’te Cumhuriyet’in ilanından bu yana birçok kriz ve sınamadan geçti. İlişkiler, Yunan lider Eleftherios Venizelos’un yıllarca savaştığı Mustafa Kemal Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiğine de tanık oldu, Kıbrıs’ta karşılıklı silah kullanılmasına da. 2020’de doruk noktasına ulaşmaya başlayan Doğu Akdeniz kriziyle Türk-Yunan ilişkileri, 90’lı yıllardaki Öcalan ve Kardak krizlerinden sonra en kötü seviyeye geriledi. 2023 yılında Atina-Ankara hattındaki ilişkilerde tekrar yumuşama başladı. 2021-2023 arasında üç yıllık süreçte yapılan beş anket, iki ülkede de siyaset kurumuna azalan güvene rağmen 1974’te Kıbrıs’a harekat emrini veren Bülent Ecevit’in “İçimizde deli rüzgar bir havadan” dizelerine uygun olarak, vatandaşların birbirleriyle barışçıl ilişkiler istediğine işaret ediyor. Türkiye’de de Yunanistan’da da anlaşmazlıkların diplomatik yolla çözülmesini isteyenler, silahlı çözüm seçeneklerini tercih edenleri katlıyor. Anketler, iki ülkede de en güvenilen kurumun ordu, en güvenilmeyenin ise medya olduğunu gösteriyor. 

Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Evren Balta ve Bilkent Üniversitesi’nden Doç. Ioannis N. Grigoriadis liderliğinde ELIAMEP (Yunanistan Dış ve Avrupa Politikaları Vakfı) ile İstanbul Politikalar Merkezi işbirliğinde Yunan MRB ve Türk Konda anket şirketleri tarafında 2021-2023 yılları arasında 5 dalga (Şubat 2021, Aralık 2021, Mayıs 2022, Kasım 2022, Temmuz 2023) olarak yapılan anketler; Türk ve Yunan halkının dış politika ve birbirleriyle ilgili algılarını inceledi. 

İlk anket, 2020 yılında Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin Doğu Akdeniz krizi nedeniyle 2000’li yılların en düşük noktasına ulaşmasından bir yıl sonra, Şubat 2021’de yapılırken; beşinci ve son anket de iki ülke arasında ‘deprem diplomasisinin’ de etkisiyle yumuşamanın başladığı 2023’ün Temmuz ayında yapıldı. Son anketin tarihi, iki ülkenin de genel seçime gidip, liderleri Tayyip Erdoğan ve Kiryakos Miçotakis’i tekrar seçmesinden sonra yapıldığı için büyük önem taşıyor. 2023 yılında yapılan son anket, mevcut Türkiye-Yunanistan yumuşamasının şu ana kadarki en sembol teması olan ve Atina Bildirgesi’nin imzalandığı Erdoğan’ın 7 Aralık tarihli Atina ziyaretinden önce yapıldı.


Erdoğan ve Miçotakis, 7 Ekim’de iki ülke arasındaki kurumlararası temasların yoğunlaştırılmasını
öngören Atina Bildirgesi’ni imzaladı

Türk ve Yunan halklarının birbirleri hakkındaki algıları

Araştırma, Türk vatandaşlarının Yunanistan vatandaşlarına kıyasla çok daha az komşu ülke vatandaşıyla tanıştığına işaret ediyor. Şubat 2021’de 1012 Yunanistan ve 1142 Türk vatandaşı arasında yapılan anketlere göre Türklerin sadece yüzde 3’ü Yunanistan’ı ziyaret ederken, Yunanların yüzde 37’si Türkiye’yi ziyaret etti. Türkiye’den Yunanistan’a ziyaretin daha az olmasında ekonominin durumu gibi nedenlerden Türk vatandaşlarının daha az yurtdışı seyahati yapabilmesi de rol oynuyor. 2021 verilerine göre Türkiye’de vatandaşların sadece 9.6 milyonunun pasaportu bulunuyor.

Türk vatandaşları daha az oranda bir Yunan vatandaşıyla tanışmış olmalarına rağmen, komşu ülkeden biriyle dost olmaya daha açık; fakat bu oran iki ülke için de yüksek. Türklerin yüzde 74’ü bir Yunanla, Yunanların da yüzde 60’ı bir Türkle dostluk etmeye açık olduklarını söyledi. 

Yunanlar karamsar, Türkler daha da karamsar

Araştırma, Yunanistan’ın da Türkiye’nin de vatandaşlarının ülkelerinin geleceği hakkında karamsar olduğunu gösteriyor. 

Türkiye vatandaşları, beş ankette de sorulan “Ülkenizde işlerin nasıl gittiğini düşünüyorsunuz?” sorusuna şu oranlarda “Çok da iyi değil/ hiç iyi değil” yanıtlarını verdi:

Şubat 2021: Yüzde 62.5 

Aralık 2021: Yüzde 67

Mayıs 2022: Yüzde 80.4

Kasım 2022: Yüzde 68.8

Temmuz 2023: Yüzde 76.7

Aynı soruya verdikleri cevaplar Yunan halkının da ülkelerinin durumu hakkında karamsar olduğunu gösterse de, bu oran Türkiye’den daha düşük: 

Şubat 2021: Yüzde 52.1 

Aralık 2021: Yüzde 53

Mayıs 2022: Yüzde 57.4

Kasım 2022: Yüzde 58.9

Temmuz 2023: Yüzde 54.4

Türkler özgüvenli, iki ülke de en çok ordusuna güveniyor

Hem Yunanlar hem de Türkler ülkelerinin kendilerini dışarıdan gelebilecek bir güvenlik tehdidine karşı koruyabileceğine inanırken, Türkler arasında bu oran daha yüksek. 3. anket ile 4. anket arasında ülkelerinin siyasi ve ekonomik olarak bir bölgesel güç olduğuna inananların oranı yüzde 7.4 yükselerek yüzde 71.2’ye yükselirken, Yunanlar arasında aynı dönemde yüzde 4.2’lik bir düşüş yaşandı (yüzde 39.5).

Balta ve Grigoriadis, bu oranın Türk dış politikasının iktidar için rıza yaratmada ve halkı konsolide etmede kritik rol oynadığını gösterdiğini belirtti. Çünkü halk demokrasi, hukukun üstünlüğü ve sosyal politika alanlarındaki gerilemeye rağmen ülkelerinin uluslararası kuvvetine büyük oranda güvenmeye devam ediyor. 

Türklerin de Yunanların da açık ara farkla en güvendikleri kurum ordu; en az güvendikleri kurum ise medya. Yunanların yüzde 72.1’i, Türklerin ise yüzde 70.4’ü ordularına güvendiklerini belirtiyor. Bu Batı dünyasında yapılan birçok ankete kıyasla ters orantılı. Birçok Batı ülkesinde askeriyeye güven azalıyor. Medyaya azalan güven ise Batı dünyasıyla orantılı olarak çöküşte: Yunanistan’da yüzde 18.7, Türkiye’de 11.3; iki ülkede de en az güvenilen kurum. 2023’ün Temmuz ayında yapılan 5. dalga anket sonuçlarına göre kurumlara güven oranı şöyle:

ORDU

Yunanistan: Yüzde 72.1
Türkiye: Yüzde 70.4 

POLİS

Yunanistan: Yüzde 55.3
Türkiye: Yüzde 57.1

YARGI: 

Yunanistan: Yüzde 45.7
Türkiye: Yüzde 27.6

CUMHURBAŞKANI/ BAŞBAKAN:

Yunanistan: Yüzde 42.5
Türkiye: Yüzde 33.9

PARLAMENTO

Yunanistan: Yüzde 34.9
Türkiye: Yüzde 21.9

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL KURUMLAR 

Yunanistan: Yüzde 33.2
Türkiye: Yüzde 22.4

MEDYA

Yunanistan: Yüzde 18.7
Türkiye: Yüzde 11.3

İkili ilişkilerde en büyük sorun Doğu Akdeniz ve Ege

Anketlerin 2021’de yapılan ilk dalgasında yüzde 66.7 ile Türkler, yüzde 58.1 ile de Yunanlar, iki ülkenin ilişkilerindeki en büyük sorunun Ege ve Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıklar olduğunu söyledi. 2020, Doğu Akdeniz krizinin o dönem zirve noktasına ulaştığı yıldı. 3 yıl boyunca oranlar değişse de, Doğu Akdeniz ve Ege anlaşmazlıkları kamuoyunun gözünde hep ikili ilişkilerdeki bir numaralı sorun olarak kaldı. 

Türkler de Yunanlar da çoğunluklu olarak iki ülke arasındaki sorunların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğine inanıyor. 

2023 Temmuz’da yapılan 5. ve son ankete göre Türklerin yüzde 61.4’ü sorunların diplomatik yollarla (Yunanistan’da yüzde 41.9), yüzde 7.7’si AB ve Uluslararası Adalet Divanı gibi uluslararası organizasyonlarla (Yunanistan’da yüzde 37.1), yüzde 13.3’ü askeri ve diplomatik yaptırımlarla (Yunanistan’da tüzde 20.6), yüzde 8.9’u aracı ülkelerle (Yunanistan 19.8), yüzde 36.6’sı ekonomik ilişkileri güçlendirerek (Yunanistan’da yüzde 18.8), yüzde 18’i kültürel ilişkileri güçlendirerek (Yunanistan’da yüzde 17.6), yüzde 9.6’sı ise silahlı kuvvetlerle (Yunanistan’da 10.3) çözülebileceğine inanıyor. 

Sonuçlar, Türkiye’nin ikili ilişkilerin çözümünde üçüncü bir partinin rol almasına daha az güvendiğine işaret ediyor. Öte yandan iki ülkede de kamuoyu ağırlıklı olarak diplomatik yollarla çözüm aranmasından yana. Silahlı bir çözüme inananlar ise iki ülkede de yakın oranlarda. 

Türkiye ve Yunanistan hükümetleri, 6 Şubat depremlerinden sonra kamuoyuna yansıyan yumuşama süreciyle halklarının yoğunluklu beklentisine uygun olarak sorunlarına diplomatik yollarla çözüm aramaya başladı. 7 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Atina ziyaretinde iki ülke arasında imzalanan Atina bildirgesiyle sorunların çözümleri için kurumlararası temasın yoğunlaştırılmasına karar verildi. Hem Erdoğan, hem Miçotakis deniz yetki alanları tartışmalarının ilerleyen tarihlerde Uluslararası Adalet Divanı’na taşınması seçeneğine açık olduklarına dair açıklamalarda bulundu.  

Öte yandan Yunanların yüzde 42.6’sı, Türklerin de yüzde 37.8’si, ülkelerinde 2023’te yapılan seçimlerin sonuçlarının ikili ilişkiler için faydalı olacağına dair şüphelerini dile getirdi. 2023 Temmuz anketinde ilişkilerdeki olumlu havaya rağmen Yunanların yüzde 43’ü, Türklerin de 36.6’sı iki ülke arasındaki ana sorunlar konusunda ilerleme kaydedilemediğini düşündüklerini belirtti. Bu anket, Erdoğan’ın Atina ziyaretinden önce yapılmıştı. 

Bir diğer dikkat çekici veri ise 2023’teki yumuşamaya rağmen Türk ve Yunanistan vatandaşlarının, hükümetlerinin birbirine karşı uyguladığı politikalara karşı güvenlerinin azalması. 2022 yılının Kasım ayında Yunanların yüzde 50’si hükümetlerinin Türkiye politikasını destekliyordu; Temmuz 2023’te bu oran yüzde 38.4’e düştü. 2022 Kasım’da Türklerin yüzde 38.8’i hükümetlerinin Yunanistan politikasını onaylıyordu; Temmuz 2023’te bu oran yüzde 30.3’e düştü. 

Çatışma olasılığı

Yunanistan’da özellikle 2020’de patlak veren krizle iki ülke arasında bir savaş olasılığı, sıkça dillendirilen bir konu haline geldi. Aynı gündem, Türk basınına da yansıdı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2022’de kullandığı “Bir gece ansızın gelebiliriz” sözleri, savaş tehdidi olarak yorumlanmıştı. 

Yunanistan’da savaş endişesinin giderek düştüğü gözlemlendi. 2021’de Yunanların yüzde 70.2’si bir savaş ihtimalinin kendilerini endişelendirdiğini söylerken, 2022’nin ilk anketinde bu oran yüzde 66.9’a, 2023’te de 55.5’e düştü. Türkiye’de savaştan endişeli olanların 2021’de yüzde 41.9, 2022’nin ilk anketinde yüzde 44.2, 2023’te ise yüzde 25.2 olduğu gözlemlendi. 

Balta ve Grigoriadis, 2023 sonuçlarının hem Türklerin hem de Yunanların siyasetçilerin ikili ilişkilerdeki gerilimde olumsuz bir rol oynadığı görüşünde olduğunu gösterse de; iki halkın da anlaşmazlıkların barışçıl araçlarla çözülmesinden yana olduğunu ortaya olduğunu vurguladı.

Türklerin yüzde 81’i bağımsız dış politika istiyor

Ülkelerinin bağımsız dış politikaya sahip olmasını isteyen Türklerin oranı yüzde 80.9 ile Yunanistan’dan (yüzde 62.3) daha yüksek. Burada AB üyeliği de rol oynuyor olabilir. Yunanistan, bir AB ülkesi olduğu için alınan ortak politika kararlarına uymakla yükümlü. Aday ülke olan Türkiye’nin böyle bir yükümlülüğü bulunmuyor. Ancak NATO üyeliği sebebiyle iki ülke de ortak savunma şemsiyesi altında ve bir NATO ülkesine saldırı durumunda onu savunmakla yükümlüler.

Deprem diplomasisi

6 Şubat depremlerinden sonra yapılan yardımlar, Türkiye-Yunanistan normalleşmesinin hız kazanmasında önemli rol oynadı. 28 Şubat’ta Yunanistan’da yaşanan tren kazasından sonra da Türkiye yardım eli uzattı. 

2023 anketine katılan Yunanların yüzde 81.8’i ve Türklerin yüzde 82.4’ü felaket durumlarında iki ülkenin birbirine yardım etmesi gerektiğini düşünüyor. Bu fikre kesinlikle karşı çıkanların oranı ise Türkiye’de yüzde 5.1, Yunanistan’da yüzde 5.9. 


Yunanistan, 6 Şubat depremlerinden sonra Türkiye’ye yardım gönderen ilk ülkelerdendi

Türkiye ve Yunanistan’ın gelecekteki felaketlerde vereceği karşılığı ve yardımı koordine etmesine inanan Türklerin oranı yüzde 74.8, Yunanların ise yüzde 70.8. 

6 Şubat depremlerinden sonra yapılan kurtarma çalışmalarına Yunanistan’ın verdiği destek, Türklerin yüzde 44’üne göre ilişkilere olumlu yansıdı. Yunanistan’da buna inananların oranı yüzde 33.4. Öte yandan Türklerin yüzde 36.1’i, Yunanların da 29.1’i 1999 depremlerinden sonra Yunanistan’ın Türkiye’ye yaptığı yardımların ilişkilere olumlu etkisi olduğuna inanıyor. 

Türkler de Yunanlar da, ülkelerinin doğal afetlerin sonuçlarıyla yeterince mücadele edebilme kapasitesi konusunda endişeli. Türklerin yüzde 54.3’ü, Yunanların 50.2’si böyle bir durumda ülkelerinin afetin sonuçlarına yeterli karşılık verebileceğinden şüpheci.

Türkler, kültürünün diğer ülkelerin kültüründen üstün olduğuna inanıyor

2021’de yapılan anketin sonuçlarına göre Türklerin yüzde 84’ü, kendi kültürünün diğer ülkelerin kültüründen üstün olduğuna inanıyor. Yunanistan’da ise bu oran yüzde 42.

Türkiye’deki yüksek oran, 2023’te sandığa da yansıyan yükselen milliyetçiliğe işaret ediyor olabilir. 

Türklerin yüzde 17.6’sı NATO’dan çıkılması gerektiğine inanıyor

2021’de yapılan ankette Türklerin yüzde 30.2’si, Yunanların da yüzde 29.1’i iki ülkenin de NATO üyesi olmasının ikili ilişkilerin çözülmesinde olumlu rol oynayabileceğini düşünüyordu. Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı topyekun işgal girişimiyle NATO’nun Avrupa güvenlik mimarisindeki rolü tekrar öne çıksa da bu tarihten sonraki anketlerde de bahsedilen oranlarda kayda değer bir değişim yaşanmadı. 

Öte yandan, 2022 yılı Mayıs ayında yapılan 3. ankette Türklerin yüzde 47.3’ü, Yunanların 43.2’si NATO’nun dünyadaki rolü hakkında olumsuz görüşlere sahip olduklarını söylediler. Yunanların yarısından fazlası (yüzde 53), NATO genişlemesinin Rusya’yı provoke ettiğini ve Karadeniz’deki saldırganlığını meşru kıldığını söyledi. Türkiye’de bu oran yüzde 35. Türklerin yüzde 72.2’si, Yunanların ise yüzde 60’ı savaştan Rusya’nın sorumlu olduğuna inanıyor. 

Yunan katılımcıların yüzde 20.3’ü, Türklerin ise yüzde 17.6’sı ülkelerinin NATO’dan çıkmasını istediklerini söyledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir